|
BAHÇELİEVLER DE YAŞAM: 1999
|
Sanatın beslendiği kaynak toplumsal
yaşamdır.
Bahçelievlerde Yaşam: Müzik tarzınızı nasıl
tanımlıyorsunuz?
Mehmet Gümüş: Türkü
formundaki besteler de diyebilirim, kent türküleri
de diyebilirim, çağdaş halk müziği de diyebilirim,
türkülerin günümüzdeki versiyonu da… Açarsak;
Hiçbir sanat olayı ülkedeki ve dünyadaki sosyoekonomik
gelişmelerden ayrı düşünülemez. Teknoloji hızla
gelişiyor. Kırsal ilişkiler giderek dağılıyor.
Çarpık da olsa hızlı bir kentleşme yaşanıyor.
Dolayısıyla bir yandan kültürel bir dejenerasyonla
yüz yüze iken, diğer yandan gelir dağılımındaki
dengesizliğin giderek büyümesiyle toplumsal sarsıntılara
tanık olunuyor. Alışkanlıklar, beğeniler değişiyor.
Üretime temel olan duygu, bu gelişmelerle şekilleniyor.
Sanatın bu gelişmelerden kopuk olması, gerçek
yaşamdan kopuk olması anlamına gelir. Yani halktan
kopulması anlamına gelir ki, bu anlayışla bir
yere varılamaz.
Müziğimi bu düşünceler üzerinden yapıyorum.Yani
günümüzün duygu, düşünce ve gerçekliğiyle bütünleşmeye
çalışarak… Hareket noktam halk müziği… Bugüne
kadar beni besleyen en önemli kaynaklardan biri
bu… Zaten daha önce sözünü ettiğim her şey bu
kaynakta var.
Buna diğer müzikal birikimlerimi de katarak müziğimi
üretiyorum. Yerel (otantik) öğelerle, evrensel
öğelerin ahenkli bir uyumunu amaçlıyorum. İşte
müziğimin tanımı bu.
Bahçelievlerde Yaşam:
Eserlerinizde değişik sazlar ve sesler kullanmanız
bu nedenle midir?
Mehmet Gümüş: Bir yönüyle
evet. Ama daha çok bir anlayışla,bir duruşla ifade
edilebilir. Müzikte çok sesli bir anlayıştan yana
olduğumu belirtmeliyim. Sizin de bildiğiniz gibi
çok sazlılıkla çok seslilik ayrı şeyler. Bazen
bir enstrümanla da çok sesli müzik yapılabilir.
Önemli olan türkü formunda bir beste yapılıyorsa,
formu iyi tanımak ve bozmadan yapabilmek. Ben
buna çalışıyorum.
Bahçelievlerde Yaşam:
Ülkemiz insanının yaşamında hep bir ezilmişlikten
kaynaklanan muhalif bir çizgi var. Bu muhalif
çizginin üzerinden yapılmaya çalışılan isyan türküleri
var. Bunlar da çoğu zaman sanattan ve müzikal
değerlerden uzaklaşıyor. Bu durumu değerlendirir
misiniz?
Mehmet Gümüş: Saptamanıza
katılıyorum.Sanatın biçim, öz ve estetik gibi
temel ögeleri vardır. Bunların hiç biri ihmal
edilemez. Gerçek muhalifler bu kuralları iyi bilir
ve atlamazlar. Picasso bir muhalifti, Teodorakis
de, Nazım da, Aziz Nesin de…
Zaten daha önce de belirttiğim gibi sanatın kaynağı
toplumsal yaşamdır. Acılar, sevinçler, aşklar,
yolsuzluklar, yoksulluklar, antidemokratik uygulamalar,
savaşlar, barışlar v.s...
Bu olgular, eleştirel ve muhalif bir çizgi üzerinden,
estetik bir bakış açısıyla sanatsal üretime dönüştürülebilir.
|