Mehmet Gümüş: Tarihi: Aralık
1992
"Ben yaşadığım bir döneme
ezgilerimle tanıklık ediyorum"
"Yaşadığım bir döneme müziğimle tanıklık
etmek istedim. Sanat yaşamla içiçe olduğu zaman
değerli ve doğrudur. insan duygu ve düşüncelerinin
toplumsal ilişkilerin estetik bir ifadesidir sanat.
Buradan hareketle, etkili ve yaygın bir iletişim
yolu olan müzikle insanlara ulaşmayı düşündüm"
dedi.
Yenisöz: Müziğe nasıl
başladınız? Bugüne kadar uzanan müzik çalışmalarınızı
anlatır mısınız?
Mehmet Gümüş: Çevremdekileri
tanımaya, anımsamaya başlamamla birlikte, ailemin
müziğe karşı ilgisi beni etkiledi. Bağlama, el
mızıkası gibi müzik aletleri evde çalınıyordu.
Müziğe yönelik ilgim hissedilince bana cura alında.
İlkokul çağlarımda rahatça çalıp söyleyebiliyordum.
Ortaokul ve liseyi de doğum yerim olan Fatsa'da
okudum. Bu yıllarda gerek okul içinde, gerekse
okul dışındaki tüm sanatsal etkinliklere aktif
olarak katıldım. Orkestra ve bağlama ekipleri
kurdum arkadaşlarla.
Liseyi bitirdikten sonra "Gazi Üniversitesi
Müzik Fakültesini (o zamanki adıyla Gazi Eğitim
Enstitüsü'nü) kazandım. O yıllarda müzik eğitimimle
birlikte okul dışında (sahnelerde) müzik çalışmalarım
oldu.
Okul bitiminden sonra Fatsa Lisesi'ne (1978)
müzik öğretmeni olarak atandım. 2.5 yıl müzik
öğretmeni olarak çalıştım.
1980'de (12 Eylül'den sonra) tutuklandım. Uzun
tutukluluk yıllarım oldu. Bu süre içinde (yasak
oluşu nedeniyle) müzik aletlerimi çalamadım.
Tahliye olduktan sonra birikimlerimi değerlendirmek,
müziği bir başka biçimde sürdürmek istedim. 1990'da
birinci kasetim "Gülyangını Ömrümüz"
a, 1991'de ikinci kasetim "Halk Konserleri"ni
çıkardım. Üçüncü kasetimin ön hazırlıklarını sürdürüyorum.
Yenisöz: Neden özgün
müziği seçtiniz?
Mehmet Gümüş: Öncelikle
"özgün" adının gerek benim müziğime,
gerekse aynı türdeki diğer arkadaşlarınkine tam
anlamıyla uymadığını, daha kapsamlı ve özüne uygun
bir adla nitelendirilmesi gerektiğini söylemek
isterim. ama bu tür müzik için özgün adı yerleşmiş
göründüğü için, be de yanıtlarımı verirken bu
adı kullanıyorum. Zaten isimden çok işin özü önemli.
Sorunuza dönersem bu tür müziği
seçmenin 2 önemli nedeni var:
1 - Tahliye olduktan
sonra müziğe bir biçimde devam etmem gerektiğini
düşünüyordum. En doğru ve en anlamlı bir çizgide
müziği sürdürebilmenin bu tür müzikle olanaklı
olduğuna inandım. Bestelerimde vardı. Bunlar müzik
çevrelerinde ilgi görünce, önüme çıkan bir firmayla
(ümit müzik üretim) sözleşme imzaladım.
2 - Yaşadığım bir döneme
müziğimle tanıklık etmek istedim. Sanat yaşamla
içiçe olduğu zaman değerli ve doğrudur. İnsan
duygu ve düşüncelerinin, toplumsal ilişkilerin
estetik bir ifadesidir sanat. Buradan hareketle,
etkili ve yaygın bir iletişim yolu olan müzikte
insanlara ulaşmayı düşündüm.
Yenisöz: Müzik anlayışını
da anlatır mısın?
Mehmet Gümüş: Genel
anlamıyla kültür-sanat konusundaki görüşlerimi
kapsayan bir açıklama yapmam daha yerinde olurdu.
Ama söyleşimi çok fazla uzun tutmamak için, kendi
sanat alanımla ilgili görüşlerimi kısaca özetleyeceğim.
1- Müzik yapısı olarak
öz müziğimizden yola çıkıyorum. Buradan hareketle
folklorik ögelerimizle evrensel ögeleri bir araya
getirip, müziğimi oluşturmaya çalışıyorum.
2 - Sanattaki ve bağlı
olarak müzikteki yerleşik kuralları ihmal etmemeye
özen gösteriyorum.
3 - Çok sesli bir çalışma
ve anlayışı benimsiyorum. Klasik aşık geleneğinin
aşılması gerektiğine inanıyorum. (Bu geleneğe
karşı asla karşı değilim aksine korunması gereken
bir güzellik olduğunu düşünüyorum).
4 - İlerici ve demokratik
öğeler içeren, toplumun duygu düşünce ve özlemlerini
dile getiren; toplumsal ilişkilere alternatifler,
yenilikler sunan şiirler seçmeye çalışıyorum.
5 - Söz (şiir) ve müziği
bütün olarak ele alıyorum. Herhangi birini öne
çıkarıp, diğerini ihmal etmemeye çalışıyorum.
Yenisöz: Söz yazarlığınız
var mı?
Mehmet Gümüş: Hayır
Yenisöz: "Karadeniz"
adlı şarkınız radyo ve televizyonda okunuyor.
ayrıca bir çok sanatçı tarafından kasetlere okundu.
Bu konuda neler söylemek istersiniz.
Mehmet Gümüş: Evet
Radyo ve televizyonda Edip Akbayram okuyor. Parça
değişik sanatçılar tarafından 9 ayrı kasete okundu.
Kitleler parçaya sahip çıktı, sevdi. Bu beni tabiki
çok mutlu ediyor. Akbayram'ın da parçanın tanınmasında
büyük payı var tabii. Her zaman sahnelerde söylediğim
gibi parça 4 arkadaşın ölümüyle sonuçlanan bir
olayı anlatmakta.
Yenisöz: Kanserleriniz
nasıl geçiyor? Nerelerde konser verdiniz? Hangileri
daha önemliydi?
Mehmet Gümüş: Konserlerimden
genelde memnunum. Ama bazı kanserlerdeki organize
hataları, kanserin niteliğini olumsuz yönde etkiledi
tabii. Bu zaman zaman oluyor. Konserlerde organize
çok önemlidir. Olaya mutlaka profesyonelce bakmak
gerekir.
Üç yıllık profesyonel yaşamımda 50 ye yakın konser
verdim. Gerek tek resital biçimde gerekse diğer
sanatçı arkadaşlarla. Konserlerimin hepsi benim
için çok önemlidir. Ama konsere gelen insan sayısı
açısından sorarsanız, en kalabalık konserim. bir
grup sanatçıyla birlikte verdiğimiz İstanbul Gülhane
Şenlikleri kapsamında, Gülhane'de verdiğimiz konserdir
ki insan sayısı 20-25 bin civarındaydı. Yine Lütfi
Kırdar Spor Salonu'nda verdiğimiz konserde 10.000
kişi vardı. Yine tüm yönleriyle başarılı bir örnek
olarak anımsayacağım. Eğitim-Der Samsun Şubesi'nin
düzenlediği konserde yaklaşık 3000 kişi vardı.
Aralık 1992
Bunlardan başka, konser verdiğim diğer yerlerden
aklıma gelenler şunlar. İstanbul, İzmir, Gaziantep,
Burdur, Uşak, Denizli, Artvin (Broçka - Hopa),
Ordu, Fatsa, Görele, Samsun, Havza, Urfa (Birecik)...
Bu konserleri daha çok SHP il ve ilçe örgütleri,
halk evleri, İHD, belediyeler, Eğitder gibi kuruluşlar
düzenlediler. Mehmet Gümüşle söyleşimizin ikinci
bölümünü gelecek sayıda yayınlayacağız.
|